KADİR GECESİ

Geri Dön


بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم

أَجْمَعِينَ وَصَحْبِهِ وَآلِهِ مُحَمَّدٍ سَيِّدِناَ عَلىَ وَالسَّلاَمُ وَالصَّلاَةُ الْعَالَمِينَ رَبِّ لِلّهِ اَلْحَمْدُ

 

KADRİMİZİ YÜCELTEN GECE: KADİR GECESİ

 

Zaman ve mekânlar, kendilerinde meydana gelen önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesini bu derece değerli kılan en önemli özellik de Kur'ân-ı Kerîm'in bu gece indirilmeye başlanmış olmasıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in nüzulü ve Peygamberimizin (s.a.v) insanlığa son peygamber olarak gönderilmesi, dünya tarihinin en önemli hadisesidir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu gece hakkında şöyle buyrulmaktadır:

 

"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rab'lerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."(Kadr/1-5)

 

Keşşaf tefsirinde şöyle der: Kadir gecesi, bütün işlerin o gece takdir edil­diği gece demektir. Nitekim Hak Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Her hikmetli işe o gecede hükmedilir"(Duhân/4)

 

Bu gecede Kur'an, Allah tarafından semadan dünyaya indirilmiştir veya bu geceden itibaren Peygamber Efendimiz'e âyet âyet, sûre sûre indirilerek yirmi üç senede sona ermiştir.

 

Allah Teâlâ ramazan ayı gibi Kadir gecesini de Kur'ân-ı Kerîm'de zikretmiştir. Kur'an'da adı geçen tek mübarek gecedir. Bu gecede yapılan ibadetler, içinde Kadir gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetlerden daha hayırlıdır.

 

Kadir Gecesinin Fazileti

 

Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle bu yurmuştur: "Kim, inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir."

 

Enes b. Mâlik (r.a) Resûlullah'ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Kadir gecesi olunca, Cebrail (a.s) melekler den bir cemaat ile iner; ayakta ibadet eden (namaz kılan) veya oturarak Allah'ı zikreden her kula dua eder ve selâm verirler."

 

İbn Abbas (r.a) Kadir gecesinde meydana gelen bazı hadiselerden bahsetmektedir: "Kadir gecesi olduğu zaman Allah Teâlâ Cebrail'e (a.s) yeryüzüne inmesini emreder. O da bir grup melekle beraber yeryüzüne iner. Melekler beraberinde getirdikleri yeşil sancağı Kabe'nin üzerine dikerler. Bu sancağın bin kanadı vardır. Bunlar içinde iki kanadı vardır ki açıldıkları takdirde doğu ile batı arasını kaplarlar. Nihayet bu iki kanat da açılır. Cebrail (a.s) ve diğer melekler bu geceyi ihya edenlere; namaz kılanlara, dua edenlere selâm verirler. Onlarla musafahalaşırlar. Dualarına, 'Âmin, âmin' diye katılırlar. Bu durum şafak sökene kadar devam eder. Güneş doğduğunda Cebrail (a.s) diğer meleklere,

 

- Haydi! Yolculuk vakti, diye seslenir. Melekler,

 

- Ey Cebrail! Allah Teâlâ ümmet-i Muhammed'in ihtiyaçları noktasında ne yaptı? Onlara nasıl muamelede bulundu, diye sorarlar. Cebrail (a.s) şöyle cevap verir:

 

- Allah Azze ve Celle onlara rahmet nazarıyla baktı. Şu dört zümre hariç hepsini affetti ve günahlarını bağışladı:

 

1. İçki içmeye devam edenler.

2. Anne babasına isyan edenler.

3. Akrabalarıyla bağlarını koparanlar.

4. Kin güdüp düşmanlık besleyenler."

 

İbn Manzûr (rah) demiştir ki: "Kadir gecesini ihya etmenin, hem büyük hem de küçük günahlara kefâret olması umulur."

 

Cüveybir (rh.a) anlatıyor: "Dahhâk'a,

- Kadir gecesinde, nifas, hayızlı, yolcu ve bir mazeret sebebiyle uyuyan kimselerin de nasibi olur mu, diye sordum. Dedi ki:

 

- Allah Teâlâ bir kimsenin amellerini kabul ettiyse, Kadir gecesi mutlaka onun karşılığını verir."

 

Sahâbe-i kirâmdan Ebû Hüreyre (r.a) şöyle diyor: "Kadir gecesinde çakıl taşlarından daha fazla sayıda melek yeryüzüne iner. Meleklerin inmesiyle bütün gök kapıları açılmış olur. Ortalığı nur kaplar. Ve muazzam tecelliler meydana gelir. Fakat insanların çoğu bunu anlayamaz. Kimine göklerin ve yerin melekût âlemi beyan olur, kimine de göklerin perdeleri açılır. Orada melekler kıyamda, rükû halinde, secde esnasında görülür. Meleklerin bir kısmı da Allah'a şükretmekte, tesbih etmektedir. Bazı insanlara cennet açıkça görünür. Orada cennetin köşklerini, hûrilerini, nehirlerini, ağaçlarını, meyvelerini görür. Cennette peygamberlerin, velîlerin, şehidlerin, sıddîkların, makamlarını seyrederler. Bütün bunları görüp dururlarken bu kullar, o âleme sevdalanırlar. Rahmet deryaları içinde gezerler. Yine cehennemi, cehennemlik kâfirlerin derekelerini görürler. Kimi aradaki mânevî perdelerden kurtulur ve Allah'ın cemâline nazar kılar, Allah'tan başkasına yönelmez."

 

Kadir Gecesini Aramak

 

Genel bir kabul olarak her yıl ramazan ayının 27’nci gecesi kadir gecesi olarak düşünülse de, bin aydan hayırlı bu kutlu gecenin ne zaman olduğu kesin olarak belli değildir. Bu konuda bazı alimlerimiz 45’e ulaşan farklı görüşten söz ederler.

 

Kadir gecesinin ne zaman olduğuna dair görüşlerden bir kısmı şöyledir:

- Kadir Gecesi bütün sene içinde bir gecedir, yıldan yıla zamanı değişebilir.

- Ramazan ayı içinde bir gecedir, fakat her yıl ramazan içinde farklı gecelere gelebilir.

- Ramazanın son yarısındadır.

- Ramazanın son onundadır.

- Ramazanın son yedisindedir.

- Ramazanın 17’nci gecesidir.

- Ramazanın 19’uncu gecesidir.

- Ramazanın 21’inci gecesidir.

- Ramazanın 23’üncü gecesidir.

- Ramazanın 27’inci gecesidir.

 

Bütün bu ihtimaller içinde en muteber olanı ise, kadir gecesinin ramazanın son onunda, tek gecelerde ve büyük ihtimalle 27’nci gece olmasıdır.

 

İmam-ı Azam (rh.a) Hazretleri’nin kanaatine göre, kadir gecesi yıl içinde farklı aylar ve gecelerde dönmektedir. Çoğunlukla ramazanın son onunda ve muhtemelen 27’inci gecesinde olsa da böyledir. Hadis-i şeriflerde ümit ve tavsiye olarak işaret edilen kadir geceleri, Rasulullah (s.a.v)’ın yaşadığı farklı yıllara mahsus olmalıdır.

 

Ubâde b. Sâmit (r.a) anlatıyor: Allah Resulü şöyle buyurdu: "Kadir gecesini, son on günde ve tek gecelerde arayın; yirmi bir, yirmi üç, yirmi beş, yirmi yedi, yirmi dokuzuncu gecelerde yahut son gecede arayın! Kim o geceyi iman ederek, karşılığını da ancak Allah'tan bekleyerek ihya eder, sonra (o gecenin manasına) uygun davranırsa, bütün geçmiş ve gelecek günahları bağışlanır."

 

İbn Abbas'ın (r.a) rivayet ettiğine göre, adamın biri Resûlullah'ın yanına geldi ve şöyle dedi:

- Yâ Resûlallah! Ben yaşlı ve hasta biriyim. Çok ibadet etmek için uzun süre ayakta durmak bana meşakkatli geliyor, yapamıyorum. Bana öyle bir gecede ibadet etmemi söyle ki Allah'ın izniyle Kadir gecesine tevafuk edeyim.

 

Resûlullah (s.a.v) adama şöyle dedi:

- O zaman Ramazan'ın 27. gecesi ibadet et.

 

Hz. Ebû Bekir (r.a) diyor ki: "Ben Resûlullah'tan (s.a.v) Kadir gecesinin ramazan ayının son on günü dışında herhangi bir zamanda araştırılmasına dair bir şey duymadım. Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kadir gecesini ramazanın bitimine ya dokuz ya yedi ya beş ya üç gece kala ya da son gecesinde arayın."

 

Hz. Ebû Bekir (r.a) ramazanın ilk yirmi gününde senenin diğer günlerinde kıldığı kadar namaz kılıyordu. Son on gün girdiğinde çok fazla ibadet etmeye başlıyordu. Hz. Ebû Bekir (r.a) Kadir gecesinin ramazanın son yedi gecesinde araştırılmasını tavsiye etmiştir.

 

Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kim bütün Ramazan ayı boyunca akşam ve yatsı namazını cemaatle kılarsa, muhakkak Kadir gecesine rast gelir ve o gecenin bereketinden büyük pay sahibi olur."

 

Bir grup Kadir gecesinin ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olduğunu söylemiştir. Süfyân-ı Sevrî (rh.a) bunu Kûfeliler'den rivayet etmiştir.

 

Rivayete göre Hz. Ömer (r.a), Huzeyfe (r.a) ve ashâb-ı kirâmdan birçoğu Kadir gecesinin ayın yirmi yedinci gecesi olduğu hususunda hiç şüphe etmiyorlardı."

 

Kadir gecesinin ayın yirmi yedinci gecesi olduğunu söyleyenlerin delillerinden biri de Übeyy b. Kâ'b'ın (r.a) bu gece üzerine yemin etmesidir. O şöyle diyordu: "Resül-i Ekrem (s.a.v) bize açıkça bildirdi ki, o günün (yirmi yedinci gecenin) sabahında güneş etrafa ışık yaymadan doğar."

 

Kadir gecesinin ayın yirmi yedinci gecesi olduğuna dair İbn Ömer'den (r.a) rivayet edilen bir hadis şöyledir: Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kim Kadir gecesini araştırıyorsa, onu yirmi yedinci gecede arasın."

 

Kadir Gecesinin Alametleri

 

Kadir gecesinin alametleri ile ilgili selef-i salihin ve daha sonradan yaşamış salih insanlardan birçok rivayet vardır. Resûl-i Ekrem (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde, Kadir gecesinin belirtileri hakkında şöyle buyurmuştur: "Kadir gecesi sakin ve aydınlık bir gecedir, sıcak değildir, soğuk da değildir. Gecenin sabahında güneş etrafa ışık huzmesi yaymadan doğar.

 

Bir başka rivayet ise şöyledir: "Gökyüzünün açık, temiz ve sakin olması Kadir gecesinin alametlerindendir. Hava ne soğuktur nede sıcak. Sanki gökyüzünde ay vardır. Güneş, o gecenin sabahında, ışıklarını etrafa dağıtmadan (insanın gözünü almadan) doğar."

 

Bazıları Kadir gecesinde köpek sesi duyulmaz, demişlerdir. O gece yeryüzüne inen meleklerden dolayı âlemde bir huzur, sükûnet, nur, feyiz ve tat vardır. Seleften biri ramazan ayının yirmi yedinci gecesinde Kâbe'yi tavaf ediyordu. Bir de baktı ki melekler de insanların üzerinde Kâbe'yi tavaf etmekteler.

 

Bu gecenin özel alâmetlerini farketmek, elbette herkes için mümkün değildir. Ancak ilâhi lütuf ve manevi keşifle birşeyler görülüp sezilebilir. Bununla beraber, o gece olağanüstü şeyler görüp ibadetten uzak kalmaktansa, hiçbir şey görmediği halde dua ve ibadet halinde olmak elbette daha iyidir.

 

Kadir gecesini iyilik ve ibadetle ihya ederek araştırmak müstehap olduğu gibi, o geceyi zamanında farkeden kimsenin bu müşahedesini fazla açığa vurmadan gizlemesi, Allah’a şükür ve duada bulunması da müstehaptır.

 

Kadir gecesini takib eden gündüz de, cuma gecesi ve gününde olduğu gibi hayır ve ihya bakımından o geceye dahil sayılır.

 

Kadir Gecesini İhya Etmek

 

Bu geceyi ihya etmekten maksat, bir saat dahi olsa gecenin bir kısmının ibadetle, canlı ve uyanık geçirilmesidir. Kur’an ve hadis okuma, dua ve tevbe, tesbihat ve salâvat, dini sohbetler, gece namazı ve kaza namazları başta olmak üzere, Allah rızası için daha başka iyilik ve güzelliklerle, bu mübarek geceden mümkün mertebe faydalanmaya çalışmalıdır. Bu gece, duaların pek makbul oduğu bir gecedir. Kadir gecesi ümidi ve niyetiyle geceyi ihya eden, o geceye denk gelmese bile elbette bol sevaba kavuşur.

 

Bu geceye mahsus, özel bir namaz ve ibadet şekli yoktur. Herkes istediği gibi nafile namaz kılabilir. Kaza namazı borcu olanın ise, bolca kaza namazı kılması daha uygundur. Ramazanın son on gecesi, kadir gecesine rastlama ümidiyle ayrı bir öneme sahiptir ve ibadetlerle ihyası müstehaptır.

 

Kadir gecesi, akşam, yatsı namazlarını ve teravihi cemaatle kılmakla kısmen ihya edilmiş olur. Yatsı ve sabah namazının cemaatle kılınması da böyledir. Tabii ki gecenin çoğunu veya tamamını ibadetle ihya etmek çok daha güzeldir.

 

Hanımların namazları vaktinde kılıp, gecenin diğer amel ve adabını kollamakla; namaz kılma imkanı olmayan mazeretli kimselerin de ibadet niyetiyle dini eserler okuma, dinleme, tefekkür, dua, zikir ve tevbe gibi hallerle gecenin hakkını verip, hissedar olmaları mümkündür.

 

Hz. Âişe (r.ah) demiştir ki: "Resûlullah (s.a.v), ramazanın son on gününde itikâf edeceği yere çekilir ve Kadir gecesini ramazanın son on gününde araştırın, derdi."

 

Bu itibarla salihler, ramazan ayının son on gecesine girildiğinde, her gece Kadir gecesi olabilir diye, "Kadir gecesini ihya etmek" niyetiyle iki rekât namaz kılmışlardır. Yine büyükler, bu son on günde, olur ki Kadir gecesidir de farkedemeyiz diye, her gece Kur'an okumuşlardır.

 

İyi bilinmelidir ki zamanın kıymetini bilen için her gün Kadir gecesidir. Bu ulvî geceyi ibadet ve taatle geçirmeye, bu gecenin feyzini elde etmeye gayret edilmeli, niyetler kontrol edilmeli ve bu işleri sırf Allah rızâsı için yapmaya gayret edilmelidir. Ebû Hüreyre'den (r.a) rivayet edilen bir hadiste, Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kim inanarak ve sevabını yüce Allah'tan umarak Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır."

 

İmam Şâfiî (rah) şöyle demektedir: "Kadir gecesinin gündüzünü de gecesi gibi ihya etmeyi çok hoş görüyorum." 

 

İbn Receb el-Hanbelî (rh.a), Kadir gecesi olma ihtimalinin yüksek olduğu gecelerde gusletmenin, güzel elbiseler giyinerek süslenmenin, hoş kokular sürünmenin müstehap olduğunu söylemis, buna sünnet-i seniyyeden deliller getirmiştir. Nitekim Abdullah b. Ömer de (r.a) bu hususa işaretle, "Elbette Allah, kendisi için süslenilmeye en layık olandır" buyurmuştur.

 

Şu da var ki dış temizlik ve güzellik ancak iç temizlik ile tamam olur. İç temizlik ise kişinin günahlarından tövbe ederek Allah'a yönelmesiyle, kalbini günah kirlerinden arındırmasıyla mümkün olur. Kisinin dışı güzel olur ama içi harap olursa, bu güzellik ona hiçbir fayda vermez. Cenâb-ı Hak bizlere şu uyarıda bulunuyor: "Ey âdemoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi... İşte o daha hayırlıdır.”(A'râf/26)

 

Saîd b. Müseyyeb (r.a) şöyle demiştir: "Her kim Kadir gecesinde en azından akşam ve yatsı namazlarını cemaatle eda ederse, Kadir gecesinden nasibini almış olur."

 

Bu itibarla, Kadir gecesini, bizi Rabbimiz'e yaklaştıracak, O'nu razı edecek ve günahlarımızın affına sebep olacak amellerle geçirmeliyiz. Şu unutulmaladır ki mümin için dua dahi ibadettir.

 

Kadir Gecesi Duası

 

Hz. Âişe (r.ah) şöyle demiştir: Hz. Peygamber'e (s.a.v), "Yâ Resûlallah! Eğer Kadir gecesine rastlarsam, nasıl dua edeyim?" diye sordum. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: "Allahümme inneke afüvvün tühibbü'l-afve fa'fü annî = Allahım! Sen affedicisin, bağışlamayı seversin; beni affet."

 

Velilerden Ebû Osman Saîd (rh.a) devamlı şöyle dua edermiş: "Ey affedici olan Allahım, senin affını istiyorum. Hayatımda affını, ölümümde affını, kabirde affını, dirilme esnasında affını, amel defterlerinin havada uçuştuğu anda affını, kıyamet günü affını, sorgu-hesap zamanı affını, sırat köprüsünden geçerken affını, amel terazisinde affını, her durumda affını istiyorum. Ey affedici olan Rabbim, affını istiyorum."

 

Ebû Amr el-Hîrî (rh.a) diyor ki: Ebû Osman vefat ettikten birkaç gün sonra salihler tarafından rüyada görüldü. Dünyada yaptığın amellerden hangisinden en çok fayda gördün, diye soruldu. O da, "Senin affını istiyorum, affını istiyorum" sözü, diye cevap verdi.

 

Bir Gecede Bir Ömür Kazanmak

 

Mana ikliminin zirvesindeki saatler, Kadir gecesini oluşturan saatlerdir. Kadir gecesi, bir yılın en kıymetli ve en önemli gecesidir. Bir gecede, yaklaşık on iki saatte, bin ay kazanmak... Tam seksen üç yıl, üç aylık bir ömür. Bir gecede yaptığınız her amel, seksen üç yıllık bir ömürde sürekli yapılmış bir amel olarak hesabınıza geçiyor.

 

Ramazanı dolu dolu geçirip, Kadir gecesini en iyi şekilde değerlendiren ve takva hassasiyetini kazanan kullardan olabilmek ümit ve duası ile...

وَآخِرُ دَعْوَانَا أَن الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ



 

 


ilan_images/1559286496_1053205.jpg